Novus Klinik, Özel Çapa Cerrahi Estetik’e ait bir kuruluştur.

Bizi Takip Edin
| 72 Saatte İmplant ve Kalıcı Diş

72 Saatte İmplant ve Kalıcı Diş

72 Saatte İmplant ve Kalıcı Diş

“72 saatte implant ve kalıcı diş” uygulaması tüm dişlerin çekilip implant destekli kalıcı dişlerin 3 gün içinde ağıza takılması işlemine verilen addır. Doğru vaka seçimi, doğru uygulama ve doğru bakım yapıldığında, 3 ay beklenen klasik yönteme göre başarı oranı aynıdır.

Sağlık alanında ve özellikle dental implant uygulamalarında nanoteknolojinin getirdiği kazanımlar çığır açıcı niteliktedir. İmplant tasarımı ve implant yüzeyinde nanoteknoloji sayesinde kaydedilen yenilikler bu sistemi üstün kılan 72 saat içinde kalıcı dişlerin takılabileceği bir implant sisteminin oluşmasını sağlamıştır. Bununla beraber en büyük farklılıklardan biri de klasik sistemlerden farklı bir bakış açısıyla kemik ve implant ilişkisinin ele alınmasıdır. Bu yüzden bu implant sisteminde başarı sağlayabilmek için özel bir eğitim gerekmektedir; uzun yıllar bu konu üzerinde çalışılması ve binlerce kez bu sistemi uygulayarak tecrübe sahibi olunması gereklidir. Klasik implant uygulamasından oldukça farklı bir felsefe barındıran bu sistemde tecrübe ve yetkinlik başarıda rol oynamaktadır. Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı Dr. Mustafa Sabri Şencan, her yıl ekim ve nisan aylarında implantoloji konusunda diş hekimlerine vermiş olduğu eğitimler ile diş hekimi meslektaşlarının eğitimine ve bilime katkı sunmaktadır. Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı Dr. Mustafa Sabri Şencan’ın tarafından "72 Saatte İmplant ve Kalıcı Diş" tedavisi uygulanan Novus Klinik hastasının video'suna buradan ulaşabilirsiniz.

İmplantın ağız içinde aktif olarak kullanılabilmesi için gerekli olan şey implantın kemik içinde sabit bir şekilde kalabilmesi ve yük taşıyabilmesidir. Bu implantlar için geliştirilen özel tasarımlı yiv yapı, implantın kemiğe tutunma kuvvetini 4-5 kat artırmaktadır, bu sayede özellikle ilk 21 güne kadar ihtiyaç duyulan primer stabilite değerleri sağlanmakta ve immediate loading prosedürü (erken yükleme) uygulanabilmektedir. Bu implantların aynı zamanda nanoteknoloji sayesinde yüzeylerine uygulanan özel işlemler ile kemik hücrelerinin çok daha hızlı bir şekilde implant yüzeyine yapışıp, osseoentegrasyon dediğimiz implantın kemik ile kaynaşmış bir bütün haline gelme süreci de daha hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Tüm bu bilimsel gelişmelerin ışığında uzun yıllar yapılan klinik çalışmalar ile sistemin problemsiz çalıştığı ispatlanmış ve kullanıma sunulmuştur.

Bu parçacıklar özellikle farklı derinlik ve açıyla konumlandırılmış implantların üzerine istenilen tüm alternatifler için diş yapılabilir olmasını sağlamıştır. Bununla beraber hiçbir yapıştırıcı olmadan direkt olarak implanta vidalanan kaplamalar sayesinde hem daha geniş destek alanı olan dişler yapılabilmekte hem de uzun vadede yapıştırıcının neden olduğu problemlerin de önüne geçilebilmektedir.

Standart implantlarda yiv tasarımı, implantın pasif olarak kemik içine yerleştirilmesi esasına dayanır. İmplant çok hafif bir kuvvetle kemiğe tutunur ve biraz daha tutuculuk artırılmak istenirse ya kemikte hasar oluşur ya da tümüyle gevşeyerek implant tutuculuğunu kaybeder. Bu durum implantın başarısız olmasına neden olur. “72 Saatte İmplant ve Diş” tedavisinde kullanılan implantlar, özel tasarımları sayesinde çok rahatlıkla kemiğe tutunur. Kemikten alınan direnç ve tork kuvveti implantın üzerine 3 gün içinde kalıcı dişlerin yapılabilmesine imkân verecek değerlerdir. Bununla beraber implantın nanoteknoloji ile geliştirilen özel dizayn edilmiş yüzeyi, kemik hücrelerinin çok hızlı bir şekilde implant yüzeyine yapışarak kemik tabakası ile implant yüzeyinin kaplanmasını sağlar. Standart implantlarda olduğu gibi 3-4 ayda değil çok daha kısa sürede istenilen direnç değerlerine ulaşıldığı bilimsel olarak gösterilmiştir.

Cerrahi işlem prosedürü klasik implant uygulamaları ile temelde benzerlikler içermektedir. Akut enfeksiyon olmayan ve gerekirse öncesinde yapılan antibiyotik tedavisi ile iltihaptan arındırılmış dişler çekilerek aynı anda implant yatağının hazırlığı ve implantın yerleştirme işlemi yapılmaktadır. Klasik implant uygulamalarına göre bakış açısındaki farklılık esas olarak uygulayıcı tekniklerinde farklılıklar barındırır. Hasta bu farklılıkları çok daha konforlu bir cerrahi işlem olmasıyla fark eder.

Uygunluk şartlarını taşıyan kişiler öncelikle radyografik incelemeye alınır ve planlama yapılır. Tüm donanım hazır olduktan sonra hastanın fotoğraf ve başlangıç kayıtları alınarak işleme geçilir. Hastanın aynı seansta problemli dişleri çekilerek yerlerine özel tasarımlı implantlar yapılır ve hemen akabinde ölçü alınır. Doku dostu ve biouyumlu olan bu özel implantlar aynı zamanda protetik parçaları da takılı olduğu için ağız içine ödem ve doku sıvısının tahliyesi de olacağından şişlik ve morarma neredeyse hiç olmaz. Bilgisayar destekli dijital tasarım programı ile hastanın fotoğraf ve ölçülerinden altın oranları hesaplanır ve elde edilen veriler yardımıyla yeni dişlerin üretimi tamamen bilgisayar destekli olarak gerçekleştirilir. Son olarak hastanın onayına sunulan yeni dişler %100 hasta memnuniyeti ve onayı olacak şekilde ağıza yerleştirilir ve 72 saat içinde tedavi tamamlanır.

“72 Saatte İmplant ve Diş” sistemi için özel dizayn edilmiş cerrahi uygulama kiti temel olarak tüm cerrahi ihtiyaçlara cevap vermektedir ve bu setin rehberliğinde işlem gerçekleştirilir. Bununla beraber implantın kemik içerisindeki stabilite değerini ölçümleyen özel cihazlardan yararlanılır. İmplant yatağının hazırlanmasını sağlayan İmplantmed Fizyodispenser cihazı, osteotomi için kullanılan Piezomed Piezosurgery Cihazı ve implant stabilite ölçümlemesi için kullanılan ISQ-Implant Stability Quotient cihazı bu işlemde kullanılan cihazlardır.

“72 Saatte İmplant ve Diş” uygulamasında temel gereksinimlerden biri de implantların sabitliğinin yapılan dişler tarafından da desteklenmesi gerekliliğidir. Yani ne kadar stabil bir implant yaparsanız yapın üst yapısı sabitlik sağlamıyorsa maalesef sonuç başarısız olur. Bu nedenle sistemde sabitlik sağlayacak şekilde tüm implantları birbirine bağlayan planlamalar yapılır. Alt çene de genel olarak kemik yapısı daha sert olduğu için kullanılan diş porselen kaplamalardan oluşmaktadır. Üst çenede ise anatomik olarak daha süngerimsi, yumuşak bir kemik bulunur ve implantların daha fazla sabitlik sağlayacak unsura ihtiyacı vardır. Bu nedenle üst çenede daha geniş alandan destek alan hibrit kompozit dişler kullanılmaktadır. Ayrıca eğer her iki çenede birden sert porselen yapılar kullanılırsa, alt ve üst dişler arasında şiddetli çatışmalar olabilir ve sonucunda implantlara zarar verme durumu ortaya çıkabilir. Bu olasılığını önlemek için alt dişlerde porselen, üst dişlerde kompozit hibrit dişler kullanılır.

“72 Saatte İmplant ve Diş” uygulamasında kalıcı dişler implantlara 3 gün içinde takılır. Cerrahi işlemlerden sonra oluşan ödem, hemoroji gibi doku sıvıları operasyon sonrası birkaç gün gingivaformer şeklinde tabir edilen diş eti başlıkların kenarından tahliye olacağı için şişlik, morarma gibi durumlar kendiliğinden önlenmiş olur. Bu sayede işlem sırasında ağrı sızı kesinlikle olmadığı gibi işlem sonrasında da bunun önüne geçilmiş olunur.

“72 Saatte İmplant ve Diş” uygulaması hem lokal hem genel anestezi tekniği ile de yapılabilmektedir. Fakat standart implant uygulamalarına göre daha konforlu bir işlem olduğu için genel anesteziye çok gerek duyulmamaktadır. Ayrıca lokal anesteziyle yapıldığında hasta çok daha hızlı bir şekilde günlük hayatına dönmekte ve olası enfeksiyon riskinin de önüne geçilmektedir.

“72 Saatte İmplant ve Diş” uygulaması özellikle tüm çeneyi ilgilendiren ileri diş kayıplarının tedavisi için tasarlanmış bir sistemdir. Yapılan implantlar destek olacak şekilde birbirine bağlanarak üst yapısı dizayn edilir. Alt veya üst çenenin tamamına implant yapılması gerektiği durumlarda uygulanabilir. Dişlerin bir kısmının bırakıldığı durumlarda bu sistem uygulanamamaktadır.

Öncelikle bu işlem için doğru hasta seçimi büyük önem taşır. Aday kişilerin kronik olarak sigara, alkol vb. kullanmamaları gerekir. Bunun yanında diyabet gibi sistemik hastalıkların kontrol altında olması gereklidir. HbA1C değeri 6 olan üst sınırdan düşük olmalıdır. Ayrıca bağışıklık sisteminin işleyişini bozan ilaç/madde kullanımına dikkat edilmelidir.

Bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklarda her cerrahi işlemde olduğu gibi implant uygulamalarında da dikkatli olunmalıdır. Özellikle kontrol altında olmayan diyabet hastalığında tüm cerrahi işlemlerin ve implant uygulamalarının ertelenmesi gerekir. Hastanın HbA1C değeri 6’dan düşük bir değere geldiğinde hasta tekrar değerlendirilmeye alınmalıdır. Bunun yanında bağışıklık sistemini baskılayıcı bazı ilaçların kullanımı (kortizon vb.) varsa tüm implant uygulamalarından kaçınılmalıdır.

Sigara, vücudun tümüne olduğu gibi ağızdaki dokulara da oldukça ciddi zarar vermektedir. Sigaranın zararı esas olarak damar yapısını bozmasıyla olur. Bozulan damar yapısı esnekliğini kaybeder ve daralır. Sigara içeriğinin operasyon yapılan alana direkt teması olduğu için bu etki ağız ortamında çok daha şiddetli gerçekleşir. Operasyon alanının etrafındaki damarlar yeterince kan taşıyamadıkları ve kanın içerisindeki savunma ve iyileşmeyi sağlayan elemanlar operasyon alanına yeterince gelemediği için iyileşme yeterince gerçekleşmez ve enfeksiyon sonucu hem kemik dokusu hasar görür hem implant kaybedilir. Sonuç olarak kesinlikle sigara kullanılmaması gereklidir.

İşlem tamamlandıktan sonra hastanın uyması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Öncelikle sigara ve alkol kullanımı kesinlikle ilk 3 ay boyunca yapılmamalıdır. Ağız hijyeni ve bakımı en üst seviyede olmalı, günde 3 sefer düzenli diş fırçalamanın yanında ağız duşu ve superfloss diş ipi kullanımıyla dişlerin altına girebilen yemek artıkları vakit kaybedilmeden temizlenmelidir. Eğer temizlenmezse zamanla dişetinde çekilmeler ve bağlı problemler oluşabilir. İlk 3 ay boyunca iyileşme süreci devam ettiği için kesin olarak sert gıdalar tüketilmemelidir, aynı zamanda ilk 3 ay boyunca ısırıp kopartma hareketinden kesin olarak kaçınılmalıdır. Bu kurallara dikkat edildiğinde hastalar yıllarca problemsiz bir şekilde kullanabilecekleri, yiyip içebilecekleri, güzel ve zarif bir şekilde gülümseyebilecekleri estetik dişlere sahip olurlar.

“72 Saatte İmplant ve Diş” tedavisinde maliyet olarak standart tedaviye göre bir miktar farklılık olsa da elde edilen kazanımlar hesaba katıldığında aslında çok daha uyguna mal olmaktadır. Çünkü standart implantta operasyon yapıldıktan sonra yaklaşık 3-4 ay geçici dişlerle veya hiç dişsiz bir şekilde beklemek gerekmekte ve bu hastaların sosyal ve iş yaşamından geri kalmasına neden olmaktadır. “72 Saatte İmplant ve Diş” tedavisinde ise hayata ara vermeden sadece 3 gün içinde tüm sosyal ve iş yaşamınıza devam edebilirsiniz.

Özellikle yurtdışında yaşayan hastalar için seyahat maliyetinin tek sefere inmesi, tekrar-tekrar git-gel olmaması, konaklama maliyetlerinin sadece 3 gün olması bu tedavi alternatifini oldukça cazip kılmaktadır.

Standart tedavi ile kıyaslayınca hızlılık anlamında getirisi de oldukça yüksektir. Çünkü standart tedavide en az 2 sefer git-gel yapılması, yaklaşık 3-4 ay tüm iş yaşamından ve sosyal aktivitelerden geri kalınmasının maliyeti aslında çok daha fazladır.

RANDEVU AL

Doğru Tedavi, Doğru Teşhis ile Başlar

gülüş estetigi